Sabah Gazetesi 02/08/2005 Dikkat Biri Sizi Gözetliyor

Özel Dedektif Mehmet UZUNER Özel dedektiflik yaptığını iddia edenlerin sayısı artıyor.
Genellikle aldatıldığını düşünen eşlerin başvurduğu bu dedektifler, pazarlığa 700 Euro’dan başlıyor.
Sinemadan ya da televizyon dizilerinden aşina olduğumuz özel dedektifler, gün geçtikçe hayatımıza biraz daha giriyor. Türkiye’de artık gazete ilanıyla bile özel dedektif bulunabiliyor. Yasa dışı da olsa faaliyet gösteren ve sayıları yüzlerle ifade edilen dedektifler, polisin görev tanımı dışında kalan alanlarda faaliyet gösterdiklerini söylüyor. Peki bunların kaçı gerçekten dedektif? Yurtdışından diploma alanlar dedektiflik bürosu açıyor, diploması olmayan kılıfına uydurarak danışmanlık şirketi adı altında hizmet veriyor. Aslında çoğunun yaptığı iş ortak; kayıp insan aramak, aldatan eş takip etmek, çalıntı araçları bulmak… Liste işte böyle uzayıp gidiyor. İşlerini yaparken video çekimi, teyp bandına kayıt, fotoğraf çekimi, yazılı belgeleri ele geçirme gibi metotlardan faydalanıyorlar. Yapılan iş hep aynı ama tarifefarklı: İki bin Euro’ya takip yapan da bulunuyor, 700 Euro’ya da.. Mehmet Uzuner kendi şirketinin Türkiye’nin ilk ve tek ticari sicili olan dedektiflik bürosu olduğunu söylüyor. Mesleği ilk yapanlardan olduğunu belirten Uzuner’in müşterilerinin çoğunu avukatlar oluşturuyor. Avukatlar tazminatlı boşanma davalarında Uzuner ve ekibinden faydalanıyor. Bir dosya yani takip işi yaklaşık on gün sürüyor ve bu takibin bedeli iki bin Euro’yu buluyor. Genelde erkeklerin aldatıldığı şüphesiyle başvurduğunu söyleyen Uzuner, “Kadınlar daha çok aldatılıyor ama genelde erkekler bize başvuruyor. Son zamanlarda erkekler eşlerini genelde kadın partnerlerle değil erkek partnerlerle aldatır oldu. Bu sosyal bir değişim ” diyor.

 

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BAŞSAĞLIĞI

İstanbul Barosu avukatlarından değerli dostumuz Av. Aslan Duatepe’nin kıymetli eşi, Av. Jale Duatepe yakalandığı amansız hastalıkla  olan mücadelesinde yenik düşerek aramızdan ayrılmıştır. Duatepe ailesine başsağlığı dileriz.

Mehmet UZUNER

Özel Dedektif

Haberler kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kırklareli’nde 7 Kadına Koruma Verildi..

Kırklareli Valiliği, eşlerinden veya yakın çevrelerinden tehdit gören 7 kadına 24 saat koruma verdi. Böylece ilk kez bir valilik, aynı anda 7 kadını korumaya almış oldu

Kırklareli Valiliği, eşleri, eski eşleri, hatta komşuları tarafından ölümle tehdit edilen ve yaşamları risk altında bulunan 7 kadına polis koruması verilmesini kararlaştırdı. Böylece Türkiye’de ilk kez bir valilik, aynı anda 7 kadına birden 24 saat esasına göre tam koruma tahsis etmiş oldu. Sabah gazetesinin haberine göre, Kırklareli Valiliği geçtiğimiz günlerde can güvenliğinden endişe eden E.P., B.H., Z.C.K., Ç.G., A.B.Ş. ve A.D. isimli 6 kadına yakın koruma verdi. Ayrıca komşuları tarafından tehdit edilen N. H. adlı kadına da koruma verilmesi kararlaştırıldı.

‘BİZ GÖREVİMİZİ YAPTIK’

17 Kasım 2011′de valilik tarafından 7 kadına iletilen karar, Kırklareli Vali Yardımcısı Abdurrahman İnan başkanlığında toplanan altı kişilik koruma kurulunca alındı. Vali Yardımcısı İnan, “Biz görevimizi yaptık” yanıtını vermekle yetindi. Ölüm tehdidi nedeniyle koruma talebinde bulunan 7 kişiye, Koruma Yönetmeliği’nin 10. maddesi ve İçişleri Bakanlığı’nın 17 Eylül 2010 tarihli genelgesi uyarınca koruma verilmesi üzerine polis de alarma geçti. Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü, mağdurelere yönelik mahallelerinde olası bir saldırı durumunda nasıl müdahalede bulunacaklarına dair plan hazırladı.

‘ARTIK İÇİMİZ RAHAT’

Koruma verilen kadınlar da konuştu. Z.C.K., “Devlet bize sahip çıktı. Kalacak yer ve yemek yiyeceğim restoranlar ayarladılar. Mağazalardan elbise aldılar, para da verdiler. Allah razı olsun” derken, mağdurelerden A.D. ise hislerini, “Alkolik kocam oğlumu ve beni dövüyordu. Valiliğin bu kararı bizi çok sevindirdi. Jandarma sürekli kontrol ediyor. Bundan sonra kendimizi güvende hissedeceğiz” diye anlattı. Mardin’de Bilge köyü katliamı sonrasında can güvenliği tehlikede olan köylülerin yerleştirildiği Kırklareli, koruma konularında deneyimli bir kent… Kırklareli Valiliği’nin aldığı bu karar, Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Emsal teşkil edebilecek karar kapsamında 7 kadına evden çıktıkları andan itibaren tekrar eve adımlarını atana kadar koruma sağlanacak.

‘ÖRNEK OLMALI’

Uygulamayı değerlendiren avukat Ada Jale Orhan, kararın tüm Türkiye’de kadına yönelik şiddete son verilmesinde devrim niteliğinde bir karar olduğunu söyledi. Ceza Hukukçusu avukat Polat Küçük ise “Karar Türkiye’de bir ilk olması sebebi ile olumludur, yetkilileri kutluyorum. Asıl çözüm Ceza Kanunu’nun düzenlenmesi ve aynı zamanda bu konuya ilişkin özel bir yasanın çıkmasıdır” dedi.

KİMİNİ ESKİ EŞİ TEHDİT ETTİ KİMİNİ DE ÖZ KARDEŞİ DÖVDÜ

1977 doğumlu B.H., şiddetli geçimsizlik nedeniyle evden kaçtı ve 18 yıllık eşi Kemal H.’den boşanmak istedi. Kocası bu karara bir tepki göstermedi. Ancak kendi erkek kardeşi Yalçın G., ablasını boşanmak istediği için darp etti. B.H. de 13 Eylül 2011′de karakola giderek kardeşinden şikâyetçi oldu.

1978 Kırklareli doğumlu ev hanımı E.P. 31 Ekim 2011′de eşinden fiziksel, cinsel ve sözlü şiddet gördüğü gerekçesiyle şikâyetçi oldu. E.P. eşi tarafından dövüldüğü için intihar teşebbüsünde bulundu.

1983 doğumlu Ç.G., 22 Ekim 2009′da boşandığı eşi Ahmet K. tarafından ölümle tehdit edildi.

İğneada beldesinde ikamet eden A.D. adlı kadın, bir çocuğunun babası, eşi Said D.’nin ölüm tehditlerine maruz kaldı.

Z.C.K. adlı 19 yaşındaki genç kadın, 25 gün önce, saplantılı aşığı Savaş K. ile öldürülme korkusuyla evlendi. Z.C.K., eşinin 13 Kasım’da sarhoş ve haplı iken kendisini dövdüğünü belirterek polise başvurdu.

Kırklareli Üniversitesi Hemşirelik ve Ebelik Bölümü öğrencisi A.B.Ş., boşanmak istediği için eşi Fuat Ş.’nin ölüm tehditlerine maruz kaldı. Kocasının kendisine ulaşamaması için İstanbul’a gitti, telefon numarasını değiştirdi, ardından da koruma talebinde bulundu.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Şiddet gören kadına özel polis

Şiddet gören kadına özel polis

İstanbul’da şiddet gören 67 kadını özel polis koruyor. Koruma bir telefon yakınlığında.Yeni projede 39 ilçede 78 polis görevlendirildi

Gündemden düşmeyen erkek şiddetiyle mücadele için bir proje de İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden. Önce kadın kuruluşlarıyla bir çalışma başlatan Emniyet Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde kadına şiddet birimi kurmayı planladı.
ERKEĞE POLİS GÖLGESİ
Ancak İstanbul polisi buradan olaylara müdahalenin zor olması, trafik ve zamanında yetişememe çekincesi nedeniyle projeyi il geneline yaydı. Proje kapsamında İstanbul polisi şimdi de 39 ilçedeki İlçe Emniyet Müdürlüklerine bağlı Asayiş Büro Amirliklerinde iki polisi şiddet mağduru kadınlara tahsis edecek. Mağdur kadınlar bu iki polis ile irtibat kuracaklar. İlçenin ekipleri de belli aralıklarla koruma altındaki kadının evinin etrafında ring yapacaklar.

MESLEKTAŞA EĞİTİM
Bütün işlemleri bu iki polis yapacak. Bu polisler aynı zamanda diğer polislere kadına şiddet, aile içi şiddet gibi konularda eğitim de verecek, şiddet olaylarını önlemek için bilgi toplayıp işlem yapacaklar.
67 KADIN, KORUMA ÇAĞIRDI
İstanbul’da 67 şiddet görmüş kadının ‘Çağrı Üzerine Koruma Sistemi’ ile korunuyor. Bu sistemde, kadın Gayrettepe’de bulunan Korumalar Şube Müdürlüğü’nde görevli personelin gözetiminde tutuluyor. Olası bir sıkıntı halinde hemen buradaki polislere bilgi veriliyor. Eğer çok acil bir durum olursa en yakın polis biriminden kadının evine yardım gönderiliyor.
SOS’İ MİZİ’YLE GÖNDERECEKLER
KADINA şiddet girişimcileri de harekete geçirdi. Telista Bilişim, şiddete maruz kalan kadınlar için ‘Mizi’ isimli cihazı Türkiye’ye getirdi. Şiddete maruz kalan kadın, elektronik harita üzerinden adım adım takip ediliyor. Kadının herhangi bir acil durum anında ise iPhone ve Android işletim sistemli telefonlar için tasarlanmış olan ‘acil durum butonu’na basması yeterli. Acil durum butonuna basıldığı anda, sinyal bulunduğu yer ile birlikte izleyen kişinin telefonuna kısa mesaj ve mail yoluyla ulaşıyor. Şirket yetkilileri cihazın şiddet mağduru kadınlar tarafından kullanılması izin verilmesi için devlet kurumlarıyla iletişime geçti.
HERKES GÜVENDE OLACAK
Telİsta Bilişim Genel Müdürü Yetkin Polat, Mizi isimli cihazı Türkiye’ye getirmelerindeki amacı ise şöyle açıkladı: ‘Türkiye’de son dönemde artışa geçen ve her gün hem görsel hem de yazılı basında sıkça gördüğümüz şiddet, kaçırılma, kayıp vakaları, beni öncelikle bu ülkenin bir vatandaşı olarak Mizi’yi herkesle paylaşmaya yöneltti. Sadece kadınlar değil çocuklar ve yalnız yaşayan yaşlılar da bu sitemle daha güvende olacak.’

Kaynak : Ercan SARIKAYA/ İSTANBUL

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ANTALYA ŞUBEMİZ AÇILDI :

ANTALYA ŞUBEMİZ  AÇILDI :

Sirius  Özel Dedektiflik Antalya Şubesi planlanan tarih olan 01/07/2010 tarihinden bir hafta önce hizmete girmiştir. Özellikle Yurtdışı Sigorta Şirketleri ile yapılan anlaşmalar ile bölgede yogunlaşan taleplere cevap vermek ve Antalya Dedektiflik hizmetlerine kalite ve standartı getirmekten mutluluk duymaktayız. Türkiye’de 4 büyük ilde sabit ofisleri  ile hizmet veren Türkiye’nin tek Özel Dedektiflik Bürosu olmanın sevincini yaşıyoruz.

Antalya şubesi iletişim bilgileri ;

Tel : +90 242 244 12 88

Gsm : +90 532 352 58 81

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kadına şiddete özel yetkili savcı ..

Kadına şiddete özel yetkili savcı

Türkiye’de ilk kez kadın cinayetlerine ‘dur’ demek için kurulan özel büroda görevli biri kadın iki savcı, kadına şiddet uygulayan erkekleri bir günde tutuklattırabilecek

Son günlerde giderek artan kadın cinayetlerinin yanısıra, özellikle de devletin koruyamaması sonucu gözgöre ölüme gönderilen kadın sayısındaki artış, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Ethem Kuriş‘i harekete geçirdi. Başsavcı Ethem Kuriş‘in talimatıyla Türkiye’de ilk kez sadece kadına yönelik şiddet suçuna bakan “özel büro” kuruldu ve geçen cuma çalışmalarına başladı.

Özel büroda Savcı Emine Avcıoğlu ile Metin Serhantaş görevlendirildi. İki savcı, kadının korunması için her tedbiri alacak, şiddet uygulayan erkekler için bir gün içinde tutuklama kararı çıkartabilecek.

Haber Türk’ün haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim EthemKuriş, kadına karşı şiddet ve cinayetleri önlemek ve acil tedbir alınması amacı ile Türkiye’de ilk kez “özel büro” kurdurttu. Biri kadın 2 savcının görev yapacağı büro, yalnızca bu tür olaylara bakacak ve aynı gün tutuklama kararı çıkartabilecek.

Türkiye’de son yıllarda giderek artan kadına yönelik şiddet ve cinayetler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı harekete geçirdi. Başsavcı İbrahim Ethem Kuriş, bu suçlara bakan bir özel büronun faaliyete geçirilmesi için talimat verdi. Bunun ardından Ankara Adliyesi Müracaat ve Suçüstü Savcılığı’nda. özel büroda görev yapacak iki savcı için odalar hazırlandı. Sadece kadına yönelik şiddet ve saldırıları önlemek amacı ile oluşturulan birim için Cumhuriyet Savcıları Metin Serhantaş ve Emine Avcıoğlu görevlendirildi. Böyle bir uygulamanın Türkiye’de bir ilk olduğu belirtildi.

HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALACAKLAR

Özel büroda görev yapacak her iki savcı, eşinden veya diğer aile bireylerinden şiddet gören veya tehdit aldığını bildiren kadınlar için “ailenin korunması hakkındak kanun” uyarınca hemen harekete geçecek ve şikayetçi kadının korunması için her türlü önlemi alacak. Savcılar, gerekirse şüpheliler hakkındaNöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nden anında tutuklama kararı çıkabilecek.

Ayşe Paşalı cinayeti ve benzeri vahşetlerin yaşanmaması için özel yetkilerle donatılan savcılar, dava açılma sürecini de yürütecekler.

Kaynak : Haber Türk 27.06.2011

Haberler kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ÖZEL DEDEKTİFLER DERNEĞİ KURULDU…

ÖzelDedektifDer

Özel Dedektifler Derneği

Türkiye nin  ilk kurulan Özel Dedektiflik şirketlerinin  bir araya geldiği Özel Dedektifler Derneği Ankara da kuruldu. Üyelerinin çoğunluğu 10 yıldan fazla bir zamandır sektöre hizmet veren şirketlerden oluşuyor.
Uluslararası kuruluşlarda yıllardır Türkiye yi Özel Dedektif olarak temsil eden şirketler ve Özel Dedektifler artık bu deneyimlerini dernek çatısı altında tüm Özel dedektiflerle paylaşıyor. Özel Dedektiflik mesleğinin geliştirilmesi, kurallarının oluşturulması, Özel dedektiflik yasası ve eğitim konuları başta olmak üzere mesleğin uzmanlarının bir araya geldiği bu oluşum Türkiye de Özel dedektifilik mesleğini ve çalışanlarını hak ettiği konuma getirecektir.

Derneğin İstanbul temsilcisi olarak bana verilen görevi kabul ederek, İstanbul da başta Özel dedektiflik hizmeti almak isteyen kişi ve kuruluşları bilgilendirmek için yılardır yaptığım çalışmaları artık dernek çatısı altında yapacağım.

Özellikle Özel Dedektifler derneklerinin ve Özel dedektiflik şirketlerinin artık çoğaldığı ülkemizde bu hizmeti mesleğe ilk giren en az 10 yıllık tecrübeleri olan, Özel Dedektiflik mesleki eğitimi ile Üniversitelerle çeşitli çalışmalar yapmış olan kişilerden oluşması derneğin çalışmalarına büyük katkı sağlayacaktır.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Üniversitede Dedektiflik Kursu

Üniversitede Dedektiflik Kursu

Kocaeli Üniversitesi Hereke Ömer İsmet Uzunyol Meslek Yüksekokulu, Özel Güvenlik ve Koruma Bölümü öğrencileri için “Araştırma, takip uzmanlığı ve özel detektiflik” sertifika programı düzenliyor.

İlki geçen eğitim öğretim yılında yapılan sertifika programının ikincisi için çalışmalara eylülde başlanacak. Eğitimlere 90 öğrencinin katıldığını belirten Yar. Doç. Dr. Gazi Uçkun, özel detektiflik yasası olmaması nedeniyle isteyen herkesin firma kurarak bu işi yapabildiğini belirterek bu durumun suiistimallere neden olduğunu söyledi. Öğrencilere, özel detektiflik mesleğinin nasıl yapıldığını anlatmaya çalıştıklarını kaydeden Uçkun, “Program dahilinde kriminoloji ve hukuk eğitimleri veriliyor. Bu sayede bu mesleği yapmak isteyenlere, insanların özel hayatlarına saygılı olarak, mevcut yasaların çerçevesinde hareket etmenin inceliklerini öğretiyoruz. Eğitim, uzmanlar tarafından veriliyor” dedi. Kocaeli Üniversitesi´ne bu program dahilindeki uygulama derslerinde MB Özel Detektiflik´in sahibi Mehmet Uzuner de destek oluyor. Sertifika programına dışarıdan da yoğun ilgi olduğu belirtildi.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dedektif bey eşim beni aldatıyor mu?

Dedektif Mehmet UZUNER

Eşinizin aldattığını mı düşünüyorsunuz? Araştırma şirketleri onları adım adım izliyor. Aldatıyorsa belgeliyor,
yoksa içleri rahatlatıyor!

MİLLİYET / SELMAN EKİCİ Ankara

Blue Moon  detektiflik bürosu, buyrun! 80’li yılların meşhur dizisinde, özel detektifler, aldattığından şüphe edilen kadını ya da kocayı izliyordu. Artık bizim de özel detektiflerimiz var. Özel Güvenlik Araştırma ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi, şüphelenilen çiftleri gece gündüz izliyor. Şirket, işi alırken mutlaka evlilik cüzdanı soruyor. Bu da yetmiyor. Bir de sözleşme imzalıyorlar.

Günlük masrafı 500 dolar
ŞİRKETİN Müdürü Mehmet Uzuner, bir süredir gündemi meşgul eden “aldatma” konusunun da talebi artırdığını, işlere yetişmekte güçlük çektiklerini anlatıyor. Ancak Ankara ve İstanbul’da bulunan ekipleriyle “hedeflerini” Türkiye’nin her yerinde izlediklerini vurguluyor ve “Bu işin günlüğü ortalama masraflar dahiil  500 dolar” diyor.

Yüzde 80’i aldatma üzerine
ŞİRKET, aldatma olayı varsa fotoğraflarla mutlaka belgeliyor ve gerektiğinde mahkemede tanıklık yapıyor. Uzuner, aldatmayla ilgili 250 dosyayı sonuçlandırdıklarını belirtiyor ve “Buradan çıkan sonuç, erkeklerin yüzde 60’ının, kadınların yüzde 40’ının eşlerini aldattığı şeklinde oldu” diye konuşuyor.

Satanizmden kurtardık Şirketin müdürü Mehmet Uzuner, “Borçlusunu kaybeden alacaklı ve çocuğunu takip ettirmek isteyen aileler de başvuruyor. Bir defasında bir ailenin isteği üzerine takip ettiğimiz kız çocuğunun satanist grubun içinde yer aldığını tespit ettik. Aile, kızını satanist grubun içinden aldı” diyor.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Türk Dedektif Mehmet UZUNER buldu Yaz Aşkları Kavuştu

İngiliz milyarder Kevin Riley, Bodrum’da tanıştığı ve daha sonra izini kaybettiği yaz aşkı İrina’ya  sonunda kavuştu. Türk dedektif Mehmet Uzuner’in bir araya getirdiği aşıkların mutluluklarını Günaydın görüntüledi.
Sabah – Günaydın / 02.Ocak.2004

Geçtiğimiz yaz Bodrum’da tanışan ve birbirlerine aşık olan İngiliz Kevin Riley ve Türk vatandaşı Rus İlina Yıldız’ın ayrılığı sona erdi. İki sevgilinin mutluluklarını da Günaydın görüntüledi. Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası Havayolları Şirketi’nin Ortadoğu Bölge Müdürü Kevin ile İlina birbirlerine söz vererek kısa süreliğine birbirlerinden ayrılmışlardı. Büyük bir talihsizlik sonucu, İlina çantasını çaldırmış ve hayatının aşkı Kevin’ın numaralarını da bu nedenle yitirmişti. Sevgilisinden haber alamayan Kevin, ne olursa olsun onu bulmaya yemin etti ve bunun için Türkiye’ye geri gelerek İlina’nın izini sürdü. Tam ümitsizliğe kapılmıştı ki, Türk dedektif Mehmet Uzuner ile tanıştı. Kevin, “Ne pahasına olursa olsun İlina’yı bana getir” diye Uzuner’den yardım istedi.

EMEKLİ KGB AJANI YARDIM ETTİ 
Dedektif Uzuner, İlina’yı önce sık sık Bodrum’da yaşayan ablasının yanında aradı. Bir Türk ile evli olan ve 10 yıldır Bodrum’da yaşayan ablasının da İlina’dan uzun süre haber alamadığını öğrenen detektif, aramalarını İlina’nın geldiği Rusya’da sürdürdü. KGB’den emekli bir ajan ile irtibata geçen Uzuner, İlina’nın kısa bir süre önce Rusya’nın Suchi şehrinde yaşayan ailesinin yanında olduğunu ve burada vefat eden babasının cenazesine katıldıktan sonra tekrar Türkiye’ye döndüğünü öğrendi.

ÇOK MUTLU OLDUM 
İlina’nın izini sürebilmek için Bodrum’a karargah kuran Uzuner, genç kadının gidebileceği tüm adresleri tek tek araştırdı ve üç ay süren arama sonucunda İlina’yı ablasının yanında buldu. Dedektiften, Kevin’ın kendine deli gibi aşık olduğunu ve bir an önce bir araya gelmek istediğini öğrenen İlina,”Kevin’in bana bu kadar aşık olduğunu bilmiyordum. Çok mutluyum” sözleriyle şaşkınlığını dile getirdi.

ARADAĞIMI BULDUM 
İlina’nın bulunduğu müjdesini Bahreyn’de alan Kevin Riley de sevgilisine bir an önce kavuşabilmek için ilk uçakla İstanbul’a geldi ve büyük buluşma önceki gün Atatürk Havaalanı’nda gerçekleşti. 6 aydır aradığı yaz aşkına bir Türk dedektif Mehmet Uzunersayesinde kavuşan Kevin, “Yıllardır aradığım mutluluğu İlina’da buldum. Onunla geçirdiğim günleri hiç unutamadım. Bir ömür boyu İlina ile birlikte olmak istiyorum. Onu bana getiren dedektife çok teşekkür ediyorum” dedi.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dedektifliğin yasası yok ama sahtesi çok

Televizyonun Türkiye’de ilk yayın yapmaya başladığı günlerden seksenli yılların ortalarına kadar geçen zaman içinde en çok seyredilen programlardan biri de muhtemelen özel dedektif dizileriydi. Koskoca bir jenerasyon, Charlie’nin Melekleri, Magnum ve Mavi Ay ile büyüdü.

Gelgelelim Türkiye’de kimse gerçek bir özel dedektif görmemişti hayatında.

Çünkü yakın geçmişe kadar böyle bir meslek bile yoktu. Bugün ise durum farklı. Henüz yasalar tarafından gerçek bir meslek olarak tanınmasa da özel dedektiflik bürolorının sayısı her geçen gün artıyor.

Kimi, kendini aldattığını düşünen kocasının izini sürmek isterken kimi ise alacaklısını yakalamak için özel dedektiflerden medet umuyor.

Mehmet Uzuner de İstanbul’un bu “yer altı dünyası”nda iz süren dedektiflerden en tanınmışı. Açıklamasına göre, Türkiye’nin vergi ödeyen ve ticaret sicil numarası olan tek özel dedektifi.

Talep var ama yasa hala beklemede

Aslında özel dedektifliğin Türkiye’de gelişmeye başlaması doksanlı yılların ortalarına dayanıyor. Ülkedeki adli bürokrasinin ağırlığını özel dedektfilik bürolarının kuruluşunda en önemli neden olarak gören Mehmet Uzuner, bu alanda gelişmiş ülkelerle aramızda ciddi farklar olduğu düşüncesinde.

Batıda özel araştırma kuruluşlarının gerek savcılık makamına gerekse avukatlara delil toplama görevi gördüklerini söyleyen Uzuner, “Amerika’da da sandığınıuz gibi öyle camlardan atlayıp, ellerinde silahla suçlu kovalayan özel dedektifler yoktur” diyor.

Asıl eğitimi hukuk olan Uzuner’in anlattığına göre, 1980′li yılların sonlarına doğru Turgut Özal hükümeti tarafından bir yasa tasarısı hazırlanmış. Tasarı sonucu Özel Dedektiflik Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçtikten sonra 1994′te dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e gönderilmiş. Ancak Demirel’in TBMM’ye iade ettiği yasa bir daha ele alınmamış.

Kocaeli Üniversitesi’nin fahri “Hocası”

Öte yandan, dedektiflik Türkiye’de böyle bir özel araştırma yasasının olmayışı, kanunların çiğnenebileceği anlamına gelmiyor tabii. Müşterilerine hizmet verirken mevcut yasalara dikkat etmek zorunda olduğunu söyleyen Mehmet Uzuner’e göre, bu konu dedektifliğin en hassas noktalarından biri.

Bugün herhangi bir davada geçerli olabilecek delilleri toplamak için belirli bazı yöntemlere baş vurmak şart. Bunların başında da telefon dinlemek ve özel mülkiyete girmek var. Bunlar ise, gerekli izin alınmadan yapılırsa yasa nezninde suç teşkil ediyor. Özel dedektiflere bu tip izinler ise verilmiyor. Silah taşımaları da yasak.

Özel dedektiflik yapan birinin en çok dikkat etmesi gereken, işte bu gibi tehlikeli mahremiyet alanlarına girmemek. Bu yasal sıkıntıyı aşmak için hükümetin ilgili kademeleriyle görüştüklerini açıklayan Uzuner, bu konuda fazla yol katedememiş ne yazık ki.

Ancak bu çerçevede, iki yıl önce Kocaeli Üniversitesi’nde ilginç bir gelişme meydana gelmiş. Özellikle iş dünyasındaki taleplerden yola çıkılarak, okulda bir Özel Güvenlik bölümü kurulmasına karar verilmiş.

Mehmet Uzuner de bu aşamada devreye girmiş ve böylece okulun ilk öğretim yılından beri staj uygulaması için kendi firması kullanılmaya başlanmış.

Yani bugün özel güvenlik uzmanı olarak yetişecek profesyoneller, deyim yerindeyse Mehmet Uzuner’den “feyz alarak” mezun oluyorlar. Uzuner, yasanın çıkarılması için üniversite vasıtasıyla da girişimde bulunulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını söylüyor bu aşamada. Demirel’in 1994′te geri gönderdiği tasarı, hala Adalet Bakanlığı ve İçişleriş Bakanlığı komisyonlarında beklemede.

Bürokrasi adli takibi felç ediyor

Peki, bugün Türkiye’nin ticari sicilli tek özel dedektifi olduğunu söyleyen olarak Mehmet Uzuner’in faaliyet alanı ne? Kimler ne gibi isteklerle kapısını çalıyorlar? Müşterilerinin arasında bireyler dışında kurumlar da var mı?

Polis vazife ve selahiyet kanunu tarafından saptanan sınırlar içinde çalıştığını söyleyen Mehmet Uzuner, herşeyden önce işinin suçlu yakalamak olmadığını vurguluyor.

Genellikle avukatlara davalarında haklı olduklarını ispat edebilmeleri için delil topladığını vurgulayan Uzuner şöyle anlatıyor faaliyet konularını:

“En çok ticari alacak takipleri ile ilgileniyoruz. Bunun da nedeni şu: Bir icra davanız vardır, alacaklısınızdır. Ortada da bir kambiyo senedi vardır. Ancak borçlunun adresi yoktur. Adresin tespitini istersiniz yasal olarak ama başvurunuz emniyet müdürlüğü, karakollar ve muhtarlıklar arasında dolanır. Adli sistemdeki dava yoğunluğu zaten malum. Adres bulunduktan sonra da mahkeme aracılığyla tebligat yapılır ve sonunda bakarsınız ki sadece alacaklıya ‘borcunu öde’ demek için bir sene geçmiş. İşte ben bu işi en fazla bir haftada yapıyorum.”

Peki normal şartlar altında bir yılı bulan bu takip nasıl oluyor da bir haftada sonuçlanıyor? Buradaki en önemli noktanın devlet gibi çalışmamak olduğunu söyleyen Uzuner’e göre, işin sırrı sadece aldığı işe odaklanıp fazla sayıda dava ile ilgilenmemekte. Devletin bu yüzden iş göremez hale geldiğini anlatan Uzuner, kendisini “özel sektör” kategorisinde değerlendiriyor.

“Vergi numarası olan tek dedektifim”

Bunların dışında kurumsal müşterilerinin de olduğunu söyleyen Uzuner’in müşterilerinden biri Aygaz diğeri ise İpragaz. LPG istasyonlarında ev tipi mutfak tüplerine kaçak dolum ihbarı üzerine bu kurumların kendine başvurduğunu anlatan Uzuner, işi aldığında ilk aşamada fabrikalara gidip dolum işlemlerini incelemiş. Sonra ise bu istasyonların yerini tespit ederek ve polisten izin alınarak gece düzenlenen baskınlara katılmış.

İşin maliyetine gelince… Fiyatlar, istenen işin türüne göre değişiyor. Ancak Mehmet Uzuner’in firmasından hizmet almak isteyen bir müşteri 5 bin YTL’yi gözden çıkarmak zorunda.

Bu aşamada 2002′den beri vergi ödediğini söyleyen Uzuner, bazen çalıntı veya trafikten men edilmiş bir aracın bulunması isteğiyle kendine gelindiğini, ancak bir otomobili İstanbul’da aramakla Sivas’ta aramak arasında maliyet farkı olduğunun da altını çiziyor.

Ancak kendine bambaşka isteklerle gelenler de olduğunu anlatan Mehmet Uzuner’in bu konuda ilginç anıları da var: “Bana ciddi başvuruların dışında da istek geliyor. Ben bunlara ‘magazinsel başvuru’ diyorum. Mesela en çok eşinin cep telefonu kayıtlarını isteyenler gelir bana. Bunların arasında biri çok ilginçti. Tatile gidecek biri geldi. Evine kamera yerleştirmek istiyormuş. Böylece kendi yazlığa gidince eşini internetten izleyebilmeyi amaçlıyormuş. Ben tabii böyle bir hizmet vermiyorum, hemen reddetim. Zaten mevcut yasalara da aykırıdır bu.”

Bilgisayarından araçları izleyebiliyor

Özel dedektiflik tabii ki her isteyenin yapabileceği bir meslek değil. Bu mesleği icra etmek için insanlarla iletişim kurabilme yeteneği, belirli çevrelerde süreklilik taşıyan kontakların bulunması ve biraz da yaratıcılık gerekli.

Ancak Mehmet Uzuner’e göre, bunlardan önce sahip olunması gereken başka bir nitelik daha var ki, o da hukuk eğitimi. Elde büyüteçle yapılan dedektiflik devrinin çoktan bittiğini söyleyen Mehmet Uzuner, bugün bir özel dedektifin herşeyden önce yasaları çok iyi bilmesi gerektiği inancında.

Bunun yanında da dedektif olmak isteyen birinin teknolojiye karşı bir yeteneğinin de olması şart. Çünkü artık insan ve araç takibi, yakası kalkık pardüsüler ile gazete okurmuş gibi yaparak gerçekleşmiyor.

Mehmet Uzuner’in hemen yanı başındaki bilgisayarlardan biri bunun en büyük kanıtı. Plazma ekranlı bu bilgisayarda İstanbul’un bir haritası var. Haritanın üzerinde ise iki, kırmızı nokta…Bunların anlamlarını sorduğumuzda, filmlerde sık görülen otomobil izleme teknolojisinin gerçekleştiğine tanık oluyoruz.

Mehmet Uzuner, sürekli izlenmesi gereken iki araca iki ayrı verici yerleştirmiş. Bu vericiler, sürekli ofisindeki bilgisayara sinyal gönderiyor. Bu sinyaller de ekran üzerinde koordinat verilerine dönüştürülerek aracın bulunduğu cadde ve sokağı gözler önüne seriyor.

Sahtekarlığın nedeni yedi trilyonluk pasta

Meslek böylesine geniş teknolojik ve yasal açılımlara sahip olunca da, özel dedektifliğin “yasası” çıkmadan “sahtesi” çıkmış tabii. Ticari sicil gazetesine göre 2002′de mesleğine resmen başladığını kanıtlayabileceğini söyleyen Mehmet Uzuner, kendisi dışında özel dedektif olduğunu iddia edenlerin hiçbirinin gerçeği söylemediğini iddia ediyor.

Uzuner’e göre, özellikle internette özel dedektiflik hizmeti verdiklerini ilan eden pek çok dolandırıcı var. Bu kişilerin açıkça insanların umutlarını sömürdüğünü söyleyen Uzuner, pazarın özellikle İstanbul’da çok büyük olduğu için özel dedektifler arasında rekabetin de büyük olduğunu belirtiyor. Eldeki bilgilere göre, sadece İstanbul’da özel dedektiflik sektöründe bir yıl içinde dönen para yedi trilyon lira. Pasta büyük olunca, meslek doğal olarak her türlü istismara da açık oluyor.

Mehmet Uzuner’in bu aşamada en büyük şikayeti, kurumsal kimliği olmasına rağmen yasal kimliği olmayışı. Kendini basın yoluyla duyurmaya başladıktan bir sene sonra, özel dedektif olduğunu iddia edenlerin sayısında patlama görüldüğünü açıklıyor Uzuner. Görünen o ki, şimdilik onun umudu tasarının yasalaşmasında, müşterilerininki ise Uzuner’in yeteneğinde.

Kendime müşteri olup, rakibimi izledim

Rekabet, normal şartlar altında çalışan bir piyasada müşteriye yarar sağlarken, özel dedektiflik alanında bugün için geçerli olan şartlar altında ise ne yazık ki çoğu kez hayal kırıklığı veriyor. Sahtecilikten yakınan Mehmet Uzuner sonunda, kendi kendinin müşterisi olarak bir rakip dedektif hakkında araştırma yapmaktan da geri kalmamış.

Kendisinden ismini yazmamak kaydıyla bu rakibin adını, adresini ve firma ismini de öğreniyoruz. Mehmet Uzuner, bu kişinin açıklamalarının ardından, mezun olduğunu iddia ettiği bir üniversiteyi araştırmak için sözkonusu okulun olduğu ortadoğu ülkesine gitmiş.

Ancak Uzuner’in iddiasına göre, okulda hiçbir zaman bir Türk öğrenci okumamış. Dahası, üniversitede, bu şahısın mezun olduğunu iddia ettiği bir lisans bölümü bile yok.

Mehmet Uzuner, okuldan araştırmasının sonucuna dair üniversiteden bir resmi yazı alarak okula bugün kadar hiçbir Türk öğrencinin kayıt yaptırmadığını ispatlamış. Ancak macerası burada da bitmemiş. Bu bilgileri sonra da bir televizyon kanalına vererek dedektiflik savaşlarının iyice su yüzüne çıkmasına neden olmuş.

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | 1 yorum